You are here:   Anasayfa - Köşe Yazarlarımız - Mahmut Sayar - 'Sevgili...' diye başlayan cümleler kurmak

Facebook Grubu

Kitap Kurtları

Kimler On-line

Şu anda 145 ziyaretçi çevrimiçi

Siteye Son Girişler

Ayşe Gülsüm (Ayşe Gülsüm)
İlyas Uçar (İlyas Uçar)
Beesholoutt (Beesholoutt)
celalceylan (celalceylan)
Tuppyniny (Tuppyniny)
TurkBeyi (Abdurrahim)
Yusuf İslam (Yusuf İslam)
asuman (asuman)
goktugra (göktuğ turan)
gülden (Gülden)

Ziyaretçi Bilgisi

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün4323
mod_vvisit_counterDün3260
mod_vvisit_counterBu Hafta4323
mod_vvisit_counterGeçen Hafta32059
mod_vvisit_counterBu Ay26937
mod_vvisit_counterGeçen Ay98120
mod_vvisit_counterToplam825145

IP: 38.107.191.111
 , 
Bugün: Eyl 06, 2010

Site Istatistikleri

Toplam Üye:788
Son Üyemiz:Beeshol...
Kategori:275
İçerik Okunma:1314706
İçerik:4491

'Sevgili...' diye başlayan cümleler kurmak

Pazar, 12 Nisan 2009 01:08 Mahmut Sayar Kendi Yazılarımız - Mahmut Sayar
Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 
Seni yazmayanlara inat şimdi yazılanlar sana...
 
'Sevgili...' diye başlayan cümleler kurmak
 
...
sana bugün bir mektup yazdım:
en çok
en çok güllerden sözettim
saydam, renksiz, özgür güllerden
bir gül olmak korkusundan
nedenini hatırlamıyorum ama ağladım
sağda solda yakılıp unutulmuş sönmüş sigaralar
'canım...' diye başlanılıp
yarım bırakılmış bir sürü kâğıt parçası
ruh parçası
aşk parçası
buğu parçası
haz parçası
paramparça içime paramparça bir kış gelmiş
biliyor musun ben daima
kışları saklanırım kan
kan ödüldür açıkçası
... *
 
En son ne demiştik:
 
“Mektup bir umman, telefon klorlanmış bir damla şehir suyu” gençlerin itibar etmediği, yaşlılarınsa çoktan unutmuş olduğu bir hazine "mektup"...
 
Neden mektup? Diye sordum kendime, sonra o sesi duydum:
 
Kirli sarı duvara çivilenmiş gri asık suratlı posta kutusuna baktım, Soğuk metal kutudan gökkuşağı fışkırıyordu sanki. Loş bir boşluğun içinde, hem de yıllardan sonra minik posta kutumda sarı bir zarf... Üzerinde pul.
 
Özlemişim! Çocuk gibi sevindim. Bir süre açmaya kıyamadım zarfı, öylece bekledim.
 
Apartmanın girişindeki asık suratlı gri posta kutusu bana göz kırptı sanki. Konuştu... Duydum! Ne zamandır hep ince uzun, dikdörtgen zarflar alıyordum. Bankalardan, taksitli kartların ekstreleri. Bir de telefon ve elektrik faturaları. Başka zaman olsa kendime kızardım. Bu kez öyle olmadı. Kendimi anlamaya çalıştım. Affettim. Zarfı yavaş, yavaş açtım. Sindire, sindire. Çizgisiz kâğıda yazılmış, kat yerleri özenle ayarlanmış mektubu şaşkınlıkla okşadım.
 
Sadece iki satırdı mektup:
 
“Her gün mailleşmek yetmedi birden. Ekrandan ekrana yaptığımız yazışmalar yetmedi. Yıllar önceki gibi olsun istedim. Biliyor musun, sana mektup gönderirken ben aslında kendimi tazeledim.”
 
Yüreğim pır pır etti, gülümsedim!
 
Ben de gülümsedim, hatta büyük bir mutluluk duydum, belki mutluluğu bu pencereden keşfettim. Mektup dedim, gerçekten hazine. Fakat sonra onu hor görenler, adını anmayanlar, yitirip gidenler geldi aklıma... Bir fasıla “hüzün” girdi araya. Mailler bu kadar tatlı mı, telefon yeterli mi tüm duyguları aktarmaya, kısa mesajlar daha mı hatırlanır duruyor yoksa; acaba hatırlamanın, vefanın, özlemin en güzel göstergesi mektup değil mi, mektup değil mi yıllarca unutulmayacak, en güzel hatıraların arasına saklanacak olan?
 
Yıllar sonra bir sohbete; “bundan 16 yıl önce bir mektup almıştım” cümlesini sığdırmak ne kadar sığ? Ayakkabı kutusundan bozma hatıra sandığını, el yordamıyla karıştırırken yıllar öncesine ait anne, baba, sevgili ya da bir arkadaşa ait mektupları tebessümle okumak, ardından itinayla zarflarına yerleştirmek, yitirilen özlemleri kelimeler dehlizinde yeniden ve usanmadan keşfetmek...
 
Bugün yine su faturası gördüm posta kutumda ve başka gözler, başka görüntülere kavuşsun diye sarıldım kaleme... Önce İstanbul, sonra İzmit, sonra Eskişehir hatta Suriye gördü düğünlerde içerisine para koyulmaktan usanmış zarflar. Bir akraba, bir arkadaş, bir sırdaş, bir eski komşu gülecek dedim, postanedeki memur şaşırmadı değil. Ne yazık ki duymak isteyeceğim en son söz döküldü dilinden: “düğün davetiyesi mi hepsi?” Hayır! Hayır! Diye haykırmak istedim, o devlet dairesinde sesim yankılansın, on yıllar öncesine ulaşsın, geçmişe hatırlatma, geleceğe ders olsun istedim. Fakat kuru bir “sadece mektup” çıktı dilimden...
 
Sonra düşündüm ve en güzel cevap bu dedim içimden: “sadece mektup”... Sizin unuttuğunuz, unutmayanların komadan kurtarmaya çalıştıkları mektup...
 
Hani beyaz bir kağıda, tertemiz harfler hediye etmek...
 
Hani bir zarfa, başına gelebilecek en güzel şeyi vermek...
 
Hani bir pulu koleksiyonların arasından hayata döndürmek...
 
Bir mektubu defalarca okumak, üstüne başka bir memleketin ağaçlarının, çiçeklerinin, kuşlarının kokusu sinmiş kâğıdını koklamak, hassasiyetle zarfı açmak, iştah ile yeni bir beyaz kâğıda sarılmak...
 
'Sevgili...' diye başlayan cümleler kurmak, mutlu olmak, mutlu kılmak...
 
*sacrifice
...
 
Mahmut Sayar
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın
Yorum ekleyebilmeniz için giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olun.

busy

Degerli yazarimiz Mahmut Sayar su tarihten beridir bizimle: Çarşamba, 22 Ekim 2008.

Bu yazarin diger yazilarini gormek icin tiklayiniz

Bu Kategorideki Diğer Benzer İçerikler
Bu sitede yazılan yazılar tamamıyla yazan kişiyi bağlar. Sitemiz hiçbir gruba-cemaate-düşünceye körü körüne hizmet etmemektedir. Yol bir, amaç bellidir. Sitede tanıtılan eserler sadece bilgi vermek amaçlıdır, yoksa yazarı, kitabı vs. tavsiye ettiğimiz manasına gelmemektedir. Soru, sorun, şikayet gibi durumlar için iletişim bölümünü kullanınız. Yazılar kaynak gösterilerek kullanılabilir, sitemiz telif hakkını ihlal edici materyaller sunmamaktadır.
www.kitapbilgisi.com - Ağustos - 2008 - Site adına: İlyas Uçar
Hala üye değil misiniz? Ücretsiz üyelik için hemen tıklayın. Unutmayın yazacağınız her yorum sizden sonra gelenler için önemli bir bilgi olabilir. Bu yüzden yorumlarızı eksik etmeyiniz. Tıklayın, Ücretsiz Üye Olun

En Çok İçerik Ekleyenler

İlyas Uçar: 2647 içerik ekledi
Yusuf İslam: 220 içerik ekledi
Elif Ruhefzâ: 134 içerik ekledi
Dilek Cengiz: 99 içerik ekledi
Kitap Sever: 90 içerik ekledi
Semra Uçar: 85 içerik ekledi
Vedat ÖZCAN: 79 içerik ekledi
Mehmet Özçelik: 74 içerik ekledi
Yavuz Tanrıverdi: 54 içerik ekledi
Efe Kırmızı: 49 içerik ekledi
Naciye Uçar: 43 içerik ekledi
Celal Ceylan: 40 içerik ekledi
Ali ÖZKANLI: 37 içerik ekledi
Âsım Doğan: 36 içerik ekledi
Şüheda Recah: 32 içerik ekledi
Akif Çarkçı: 31 içerik ekledi
İbrahim Akın: 31 içerik ekledi
Zeynep Taşpınar: 29 içerik ekledi
Meh-likâ SultaN: 27 içerik ekledi
Fatma Ayağ: 26 içerik ekledi
Eslem Duman: 25 içerik ekledi
Ukbanur Okur: 24 içerik ekledi
Yasemin Yavuz: 24 içerik ekledi
Fuat Türker: 23 içerik ekledi
Mehmet Doğramacı: 23 içerik ekledi